← Ana Sayfaya Dön

Kaygılı Reddedilme Duyarlılığı

Duyguların içe yöneltilmesi durumunda ortaya çıkan bir örüntü, kaygılı reddedilme duyarlılığı olarak adlandırılır. Bu durumda kişi, reddedilme ihtimaline karşı önceden bir kaygı geliştirir ve gelebilecek olası bir tehdide karşı kendini korumak amacıyla, bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde ilişkilerden uzak durmaya yönelir. Bu davranış biçimi, bir tür kaçınma davranışı olarak tanımlanabilir; kişi bu şekilde duygularını dışa vurmak yerine içe yöneltir ve bu içe yöneltme süreci zamanla depresyon, sosyal kaygı ve yalnızlık gibi olumsuz psikolojik sonuçlara zemin hazırlayabilir.

Bu konuda yapılan çalışmalar incelendiğinde, reddedilme duyarlılığının depresif belirtileri artırdığı ve bu etkinin hem kadınlarda hem de erkeklerde benzer şekilde geçerli olduğu görülmektedir. Aynı zamanda bu duyarlılığın, yakın arkadaşlık ilişkilerinde sosyal beceri eksikliğine ve yetersizlik hissine yol açtığı da bildirilmektedir. Bir başka araştırmanın bulgularına göre, yüksek düzeyde reddedilme duyarlılığına sahip kişiler, reddedilme ihtimali taşıyan sosyal ortamlardan kendilerini geri çektikleri için daha fazla yalnızlık yaşamakta; bu kişilerin kendine güven düzeyleri ve öz yeterlilik algıları da diğer bireylere kıyasla daha düşük seyretmektedir.

Stres kaynaklarının reddedilme duyarlılığı üzerindeki etkisini ele alan bir başka araştırmada, stres yaratan etkenler iki temel kategoriye ayrılmıştır. Bunlardan ilki, kişinin kendi davranışlarından ve duygusal tepkilerinden kaynaklanan bağımlı stresörlerdir; ikincisi ise kişinin kendi kontrolü dışında gelişen olaylardan doğan bağımsız stresörlerdir. Bu araştırmanın sonuçlarına göre, reddedilme duyarlılığı yüksek olan bireyler, yaşadıkları stresli durumları bağımsız stresörlerden çok bağımlı stresörlere bağlama eğilimindedir; yani kendi davranış ve duygularını bu stresli durumların kaynağı olarak görme eğilimi taşımaktadırlar. Ayrıca bu araştırmada, bağımlı stresörlerin, reddedilme duyarlılığı ile depresif belirtiler arasındaki ilişkide aracı bir rol üstlendiği de rapor edilmektedir. Bu bulgular birlikte değerlendirildiğinde, kaygılı reddedilme duyarlılığı taşıyan bireylerin bu duyarlılıklarının, sosyal ilişkilerini olumsuz yönde etkilediği anlaşılmaktadır.

Konuyla ilgili yürütülen bir başka çalışmada ise, reddedilme duyarlılığının sosyal ve duygusal uyum güçlüklerine, özellikle depresyon ve sosyal kaygı belirtilerine yol açtığı öne sürülmektedir. Bu araştırmanın bulgularına göre, yüksek düzeyde reddedilme duyarlılığı taşıyan kişiler, daha belirgin depresyon ve sosyal kaygı belirtileri sergilemekte; reddedilme ihtimali taşıyan durumlar karşısında ise daha yoğun bir üzüntü ve geri çekilme eğilimi göstermektedir.

Bu alanda elde edilen araştırma bulguları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, kaygılı reddedilme duyarlılığına sahip bireylerin genel olarak daha fazla yalnızlık, sosyal kaygı ve depresyon belirtisi gösterdikleri anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, bu ilişkiyi hafifletebilecek bazı koruyucu faktörlerin de var olduğu görülmekte, bu faktörler arasında en belirleyici olanının arkadaş desteği olduğu bildirilmektedir. Nitekim ilgili literatür, kaygılı reddedilme duyarlılığı ile sosyal kaygı ve depresif belirtiler arasında anlamlı bir ilişki bulunduğunu, ancak bu ilişkide arkadaş desteğinin önemli bir koruyucu faktör olarak devreye girdiğini ortaya koymaktadır.
Diğer Yazılar
İlişkiler Hafızanın Yanılsaması ve Anıların Değişmesi Fiziksel Gevşeme Yeteneği Fiziksel Uyarılma Seviyesini Düşürmek Otoriter ve baskıcı anne-baba Cinsel Saldırı Sonrası Psikolojik İlk Yardım
← Ana Sayfaya Dön