Yasakl Bitki Pelin Otu
Pelin otu, Türkçede Acı Pelin, Ak Pelin, Acı Yavşan gibi çeşitli adlarla da anılan, Latince bilimsel adı Artemisia absinthium olan otsu bir bitkidir. Cins adı olan Artemisia'nın, Yunan mitolojisinde doğa ve avcılık tanrıçası Artemis'ten geldiği düşünülmektedir; bazı kaynaklara göre ise bu isim, Anadolu'da yaşamış Karya Kraliçesi Artemisia'ya atfedilmektedir. Ilıman iklim kuşaklarında, kurak ve taşlık topraklarda yetişen bitki, Kuzey Afrika ile Avrasya'nın büyük bölümünde doğal olarak bulunmakta, Türkiye'de de yaygın biçimde yetişmektedir.
Pelin otunun tıbbi amaçlı kullanımı antik çağlara kadar uzanır. Eski Mısır'da, milattan önce 1550 civarına tarihlenen Ebers Papirüsü'nde bile bağırsak parazitleri ve ateş için Artemisia türlerinden söz edilmektedir. Ortaçağ Avrupası'nda manastır bahçelerinde yetiştirilen bitki, mide ve bağırsak şikâyetlerini gidermek, iştahı açmak amacıyla çay ya da damla şeklinde kullanılmıştır; dönemin ünlü doğa bilgini Hildegard von Bingen, bitkiyi tüm bitkinliklerin efendisi olarak tanımlamıştır.
Bitkinin İngilizcedeki adı olan wormwood, kurt anlamına gelen worm ile odun anlamına gelen wood sözcüklerinin birleşiminden geldiği düşünülür ve bu isimlendirme, bitkinin geçmişte bağırsak kurtlarına karşı kullanılmasıyla ilişkilendirilir. Ancak dilbilimciler arasında bu konuda farklı bir görüş de bulunmaktadır; kimi araştırmacılara göre kelimenin gerçek kökeni, zihni korumak ya da zihni açık tutmak anlamına gelen Eski İngilizce wermod sözcüğüdür ve zamanla bu köken, bitkinin bilinen anti-parazit özelliğine daha uygun görünen wormwood biçimine halk etimolojisiyle dönüşmüştür. Almancadaki karşılığı olan wermut sözcüğü ise bu daha eski köke çok daha yakın bir biçimde günümüze ulaşmıştır.
Pelin otunun alkollü içeceklerdeki en bilinen kullanımı, 18. yüzyıl sonunda İsviçre'de ortaya çıkan ve 19. yüzyılda özellikle Fransa'da büyük bir popülerlik kazanan absent (absinthe) adlı yüksek alkollü içkidir. Yeşil peri lakabıyla anılan bu içki, ressamlar ve yazarlar arasında bir dönem oldukça rağbet görmüştür; ancak içeriğindeki pelin yağının barındırdığı tujon adlı bileşiğin yüksek dozlarda sinir sistemine zarar verebileceği düşünülmesi, halüsinasyon, sara benzeri nöbetler ve zihinsel bozulmaya yol açtığına inanılan absentizm adlı bir sendromun tanımlanmasına neden olmuştur. Bu endişeler, 20. yüzyıl başında birçok Avrupa ülkesinde ve Amerika'da absentin yasaklanmasıyla sonuçlanmıştır; ancak sonraki bilimsel araştırmalar, dönemin absent içkilerindeki tujon miktarının sanılandan çok daha düşük olduğunu, yaşanan sağlık sorunlarının büyük ölçüde içkinin yüksek alkol oranından ve dönemin bazı ucuz üretimlerinde kullanılan katkı maddelerinden kaynaklanmış olabileceğini ortaya koymuştur. Bu bulgular sonucunda 1988'de Avrupa'da tujon oranına belirli sınırlar getirilerek absentin üretimi yeniden serbest bırakılmıştır.
Pelin otunun bir başka önemli kullanım alanı da vermuttur. Vermut kelimesinin kökeni doğrudan Almanca wermut sözcüğüne dayanır; bu da bitkinin Almanca adının, Fransızca vermout ve oradan da günümüz vermut adına dönüştüğünü göstermektedir. Şaraba çeşitli bitki, kök ve baharatların eklenmesiyle hazırlanan bu güçlendirilmiş şarap türünün kökeni Antik Roma'ya kadar uzanmakla birlikte, modern anlamda ticari üretimi ilk olarak 18. yüzyılda İtalya'da başlamıştır; İtalyan üretici Antonio Benedetto Carpano'nun 1786'da Torino'da geliştirdiği tarif, vermutun bugünkü popülerliğinin temelini oluşturmuştur. Alkol oranı genellikle yüzde on beş ile on sekiz arasında değişen vermut, 19. yüzyılda Fransa'da gelişen aperitif kültürünün de vazgeçilmez bir parçası hâline gelmiştir.
Vermutun başlangıçta yalnızca erkeklere sunulan bir içecek olduğu ve bunun bitkinin isim kökeniyle ilişkilendirildiği yönündeki yaygın anlatı ise, dilbilimsel açıdan sağlam bir temele dayanmamaktadır; güvenilir kaynaklar, wermut adının kökenini doğrudan zihni korumak anlamına gelen eski bir Germen kökü ya da bitkinin anti-parazit özelliğiyle ilişkilendirmekte, erkeklik ya da cesaretle bağlantılı bir köken önermemektedir. Bununla birlikte pelin otunun tarih boyunca zaman zaman afrodizyak olarak da anıldığı doğrudur; ancak bu inanış, bilimsel bir kanıta değil, geleneksel halk tıbbı anlatılarına dayanmaktadır.
Pelin otunun tıbbi amaçlı kullanımı antik çağlara kadar uzanır. Eski Mısır'da, milattan önce 1550 civarına tarihlenen Ebers Papirüsü'nde bile bağırsak parazitleri ve ateş için Artemisia türlerinden söz edilmektedir. Ortaçağ Avrupası'nda manastır bahçelerinde yetiştirilen bitki, mide ve bağırsak şikâyetlerini gidermek, iştahı açmak amacıyla çay ya da damla şeklinde kullanılmıştır; dönemin ünlü doğa bilgini Hildegard von Bingen, bitkiyi tüm bitkinliklerin efendisi olarak tanımlamıştır.
Bitkinin İngilizcedeki adı olan wormwood, kurt anlamına gelen worm ile odun anlamına gelen wood sözcüklerinin birleşiminden geldiği düşünülür ve bu isimlendirme, bitkinin geçmişte bağırsak kurtlarına karşı kullanılmasıyla ilişkilendirilir. Ancak dilbilimciler arasında bu konuda farklı bir görüş de bulunmaktadır; kimi araştırmacılara göre kelimenin gerçek kökeni, zihni korumak ya da zihni açık tutmak anlamına gelen Eski İngilizce wermod sözcüğüdür ve zamanla bu köken, bitkinin bilinen anti-parazit özelliğine daha uygun görünen wormwood biçimine halk etimolojisiyle dönüşmüştür. Almancadaki karşılığı olan wermut sözcüğü ise bu daha eski köke çok daha yakın bir biçimde günümüze ulaşmıştır.
Pelin otunun alkollü içeceklerdeki en bilinen kullanımı, 18. yüzyıl sonunda İsviçre'de ortaya çıkan ve 19. yüzyılda özellikle Fransa'da büyük bir popülerlik kazanan absent (absinthe) adlı yüksek alkollü içkidir. Yeşil peri lakabıyla anılan bu içki, ressamlar ve yazarlar arasında bir dönem oldukça rağbet görmüştür; ancak içeriğindeki pelin yağının barındırdığı tujon adlı bileşiğin yüksek dozlarda sinir sistemine zarar verebileceği düşünülmesi, halüsinasyon, sara benzeri nöbetler ve zihinsel bozulmaya yol açtığına inanılan absentizm adlı bir sendromun tanımlanmasına neden olmuştur. Bu endişeler, 20. yüzyıl başında birçok Avrupa ülkesinde ve Amerika'da absentin yasaklanmasıyla sonuçlanmıştır; ancak sonraki bilimsel araştırmalar, dönemin absent içkilerindeki tujon miktarının sanılandan çok daha düşük olduğunu, yaşanan sağlık sorunlarının büyük ölçüde içkinin yüksek alkol oranından ve dönemin bazı ucuz üretimlerinde kullanılan katkı maddelerinden kaynaklanmış olabileceğini ortaya koymuştur. Bu bulgular sonucunda 1988'de Avrupa'da tujon oranına belirli sınırlar getirilerek absentin üretimi yeniden serbest bırakılmıştır.
Pelin otunun bir başka önemli kullanım alanı da vermuttur. Vermut kelimesinin kökeni doğrudan Almanca wermut sözcüğüne dayanır; bu da bitkinin Almanca adının, Fransızca vermout ve oradan da günümüz vermut adına dönüştüğünü göstermektedir. Şaraba çeşitli bitki, kök ve baharatların eklenmesiyle hazırlanan bu güçlendirilmiş şarap türünün kökeni Antik Roma'ya kadar uzanmakla birlikte, modern anlamda ticari üretimi ilk olarak 18. yüzyılda İtalya'da başlamıştır; İtalyan üretici Antonio Benedetto Carpano'nun 1786'da Torino'da geliştirdiği tarif, vermutun bugünkü popülerliğinin temelini oluşturmuştur. Alkol oranı genellikle yüzde on beş ile on sekiz arasında değişen vermut, 19. yüzyılda Fransa'da gelişen aperitif kültürünün de vazgeçilmez bir parçası hâline gelmiştir.
Vermutun başlangıçta yalnızca erkeklere sunulan bir içecek olduğu ve bunun bitkinin isim kökeniyle ilişkilendirildiği yönündeki yaygın anlatı ise, dilbilimsel açıdan sağlam bir temele dayanmamaktadır; güvenilir kaynaklar, wermut adının kökenini doğrudan zihni korumak anlamına gelen eski bir Germen kökü ya da bitkinin anti-parazit özelliğiyle ilişkilendirmekte, erkeklik ya da cesaretle bağlantılı bir köken önermemektedir. Bununla birlikte pelin otunun tarih boyunca zaman zaman afrodizyak olarak da anıldığı doğrudur; ancak bu inanış, bilimsel bir kanıta değil, geleneksel halk tıbbı anlatılarına dayanmaktadır.
Diğer Yazılar