← Ana Sayfaya Dön

Porsuk Ağacı

Porsuk ağacı, bilimsel adıyla Taxus baccata L., Almancada Eibe olarak da bilinen, kadim ve püren ağacı gibi isimlerle de anılan, son derece zehirli bir bitkidir. Porsuk ağacıgiller familyasına, yani Taxaceae familyasına mensuptur. Bitkinin drog olarak kullanılan kısmı porsuk yaprağıdır ve bu, bilimsel literatürde Taxus baccatae folium adıyla geçer. Porsuk ağacının yaprakları tentür ve doğal ilaç yapımında kullanılır; ancak zehirli olması nedeniyle çayı doğrudan içilmez.

Porsuk ağacının dünya genelinde bilinen yedi türü bulunmaktadır. Bunlar arasında Pasifik porsuk ağacı, Kanada porsuk ağacı, Çin porsuk ağacı, Japon porsuk ağacı, Meksika porsuk ağacı, Afgan porsuk ağacı ve Avrupa porsuk ağacı sayılabilir. Porsuk ağacının çok eski çağlardan beri bilindiği ve kullanıldığı bilinmektedir; tarihi anlatılara göre, geçmişte düşmanların porsuk ağacı yapraklarından hazırlanan bir çayla zehirlenerek öldürüldüğüne dair kayıtlar bulunmaktadır. Günümüzde Amerika Birleşik Devletleri'nde önce Pasifik porsuk ağacı, ardından Avrupa porsuk ağacı üzerinde yapılan araştırmalarda, bitkinin kansere karşı etkili olabileceği tespit edilmiştir.

Botanik açıdan porsuk ağacı, altı ile on beş metre boyunda, bazen ağaç bazen de çok gövdeli bir çalı biçiminde büyüyebilen bir bitkidir; Avrupa ülkelerinde bahçe çitleri olarak da yaygın biçimde dikilir. Gövdesi genellikle otuz ile kırk santimetre çapında olup, çok nadiren bir metreye ulaşabilir; gövde rengi grimsi esmer, dalları ise kırmızımsı esmer renktedir ve dalları genellikle yatay bir biçimde uzanır. Bitki iki evli bir yapıya sahiptir; dişi ve erkek çiçekler aynı bitki üzerinde bulunabilir. Yaprakları iki ile dört santimetre uzunluğunda, iki ile üç milimetre genişliğinde, uca doğru sivrileşen, kenarları düz, iğne ya da diken biçiminde, koyu yeşil ve parlak renkte, alt yüzeyi ise açık yeşil renktedir; yapraklar dallara iki sıra halinde, sağlı sollu biçimde dizilmiştir.

Erkek çiçekler yaprak diplerinden çıkar; her birinin etrafında pul benzeri örtü yaprakları bulunur ve ortasında altı ile on adet döllenme organı yer alır; her biri saplı küçük bir kalkanı andırır. Dişi çiçekler ise bardak biçiminde olup, örtü yaprakları üst üste pul pul dizilmiştir; bir bardağı andıran bu yapı kırmızımsı esmer renktedir.

Porsuk ağacı Avrupa'da, Kuzey Afrika'da, Asya'da özellikle Güney Azerbaycan ve Horasan bölgelerinde, Türkiye'de ise Karadeniz bölgesi, Marmara, Doğu Anadolu ve diğer bölgelerin yüksek dağlık kesimlerinde doğal olarak yetişir.

Yapraklarını dökmeyen bir bitki olduğu için porsuk ağacının yaprakları teorik olarak hemen her mevsim toplanabilir; ancak bileşiminde yüksek oranda taxan türevleri bulundurduğu için kış aylarında toplanması daha uygun görülür.

Bitkinin kimyasal bileşimi incelendiğinde, önem sırasına göre şu bileşenler öne çıkar: yüzde 0,6 ile 2 arasında değişen oranlarda taxan türevleri, yani taxinler veya eter-alkaloitler; bunların en önemlileri Taxol A, Taxol B, Taxin A, Taxin B, Taxin C ile Taxin 1 ve 2'dir. Bu bileşiklerden Taxin A zehirsiz iken, Taxin B oldukça zehirlidir. İkinci önemli grup diterpenlerdir; bunlar arasında Baccatin 3, 10-Deacetylbaccatin 3 ve Taxagifin sayılabilir. Üçüncü grup biflavonoitlerdir; Sciadopitysin, Izosciadopitysin, Ginkgetin, Sequiflavon ve Sotetsuflavon bu gruba dahildir. Dördüncü grup fenol türevleridir; bunlar arasında kafeşin ve betulosit yer alır. Bunların yanı sıra bitkide tanen, efedrin, E vitamini, beta-sitosterol ve siyanhidroasitli glikozitler de bulunur.

Kanserle mücadele araştırmaları açısından porsuk ağacının tarihi büyük önem taşır. Amerika'nın Ulusal Kanser Enstitüsü, 1958 yılında kansere karşı etkili olabilecek bitkiler üzerinde geniş çaplı bir araştırma programı başlatmış ve 1983 yılına kadar otuz bin bitki incelenmiştir. Bu incelemeler sonucunda, Pasifik porsuk ağacının kabuğunda bulunan Taxol maddesinin kansere karşı etkili olduğu belirlenmiştir. Ancak iki yüz yıllık bir ağaçtan ancak iki gram Taxol elde edilebildiği, bir kilogram Taxol üretebilmek için ise on beş ton Pasifik porsuk kabuğuna ihtiyaç duyulduğu tespit edilmiştir; bu durum kısa sürede porsuk ağaçlarının tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalmasına yol açmıştır. Bu nedenle Kanser Enstitüsü bir ilaç firmasıyla anlaşarak sentetik bir alternatif geliştirilmesine karar vermiştir. Avrupa porsuk ağacının yapraklarında yüksek oranda taxan ve diterpenester türevleri bulunduğu tespit edilmiş, 10-Deacetylbaccatin 3 maddesinden 1994 yılında Docetaxel adlı madde elde edilmiştir. Bu yarı sentetik Docetaxel'in, doğal Taxol'e kıyasla daha etkili olduğu görülmüştür. Bu bitkisel kaynaklı ilaçlar, kanserli hücrelerin bölünerek çoğalmasını engeller ve kanserli hücrelerin zamanla ölerek yok olmasını sağlar.

Bu alanda yapılan klinik çalışmalardan biri, Kanada ve Avrupa ülkelerinin ortak yürüttüğü ve dört yüz yetmiş bir göğüs kanseri hastası üzerinde gerçekleştirilen bir tedavi denemesidir; bu çalışmada yüzde elli ile altmış iki arasında değişen bir başarı oranı elde edilmiştir. Bir başka çalışma ise Kaliforniya ve Florida üniversitelerinin ortaklaşa yürüttüğü, yumurtalık, rahim ve diğer çeşitli organ kanserlerine sahip yüz elli bir hasta üzerinde gerçekleştirilen bir tedavi denemesidir; bu çalışmada da olumlu sonuçlar elde edilmiştir.

Porsuk ağacının etki mekanizması incelendiğinde, damarları büzücü, yatıştırıcı, adet getirici, mideyi kuvvetlendirici ve gaz söktürücü özellikler taşıdığı görülür.

Kullanım açısından, porsuk ağacı yapraklarının damıtılmasıyla elde edilen ekstrakt, ilaç firmaları tarafından işlenerek Taxol ve Taxotere adıyla bilinen etken maddelere dönüştürülür. Bu maddeleri içeren ampuller, başta göğüs, rahim, yumurtalık ve akciğer kanseri olmak üzere çeşitli kanser türlerine karşı kullanılır. Ancak yan etkileri oldukça büyük olduğundan, genellikle son çare olarak başvurulan bir tedavi seçeneğidir.

Halk arasında geçmişte porsuk ağacı yaprakları, sara nöbetleri, bademcik iltihapları, kuşpalazı (difteri) ve bağırsak solucanlarına karşı, ayrıca adet düzenleyici olarak kullanılmıştır. Ancak yapraklardaki antikanserojen madde miktarı, doğrudan kansere karşı kullanım için yeterli değildir; bu nedenle kanser tedavisinde standart tıbbi ilaç formları tercih edilmelidir.

Porsuk yaprağından elde edilen Taxol ve Taxotere gibi maddelerin başlıca yan etkileri arasında saç dökülmesi, ödem yani vücutta su toplanması, nöropati denilen sinirsel rahatsızlıklar, mukoza iltihaplanması ve ishal sayılabilir. Ayrıca bu ampullerin içeriğinde bulunan yardımcı madde olan hint yağı, sürekli kullanım halinde kandaki yağ oranını yükseltebilir.

Porsuk ağacının bütün kısımları, tohumun etli kırmızı kabuğu hariç olmak üzere, yüksek düzeyde zehirlidir ve yanlış veya kontrolsüz kullanımı ciddi, hatta ölümcül sonuçlar doğurabilir; bu nedenle bitkinin herhangi bir şekilde ev koşullarında hazırlanıp tüketilmesi son derece risklidir ve kesinlikle önerilmez.
Diğer Yazılar
Hurma Ağacının Kültürel ve Dini Mirası Kişniş: Mutfağın Şifalı Baharatı Safran Kedi Otu Yasakl Bitki Pelin Otu Kenevir Yasası
← Ana Sayfaya Dön