← Ana Sayfaya Dön

Şizofren Ressam Bryan Charnley

Bryan Charnley, 20 Eylül 1949'da İngiltere'nin Stockton-on-Tees kentinde doğmuş, ikiz kardeşiyle birlikte önce Londra ve Kent'te, ardından babasının akademik kariyeri nedeniyle Cranfield ve son olarak Bedford yakınlarındaki Bromham'da büyümüş bir İngiliz ressamdır. Çocukluğundan itibaren resme karşı belirgin bir yeteneği olduğu bilinmektedir.

1968 yazında, on sekiz yaşındayken ilk ciddi ruhsal krizini geçirmiştir. Buna rağmen aynı yıl Leicester Sanat Okulu'nda bir ön diploma programına başarıyla devam edebilmiştir. 1969'da Londra'daki Central School of Art and Design'a kabul edilmiş, ancak burada geçirdiği ikinci bir kriz nedeniyle eğitimini tamamlayamamıştır; bu kriz sonrasında kendisine akut şizofreni tanısı konmuştur.

1971 ile 1977 yılları arasında Charnley, hastane yatışları ve tedavi dönemleriyle bölünen bir süreçte ailesinin yanında yaşamıştır; bu dönemde elektroşok tedavisi (EKT) de dahil olmak üzere çeşitli tedaviler görmüştür. 1978'de kendi başına Bedford'da yaşamaya başlayarak yeniden resme yoğunlaşmış, dönemin sanat akımlarıyla deneyler yapmıştır.

1982 yılı, sanatında önemli bir dönüm noktası olmuştur; bu tarihten itibaren iç dünyasını, rüyalarını ve özellikle şizofreni deneyimini merkezine alan bir üsluba yönelmiştir. Bu değişimde, o dönem Bethlem Royal Hastanesi'nin (bugünkü Bethlem Museum of the Mind) koleksiyonunda yer alan eserlerin kendisi üzerindeki etkisinin payı büyüktür; nitekim 1984'te kendi dört eseri de bu hastane tarafından kalıcı koleksiyona satın alınmıştır.

Aynı dönemde partneri Pam ile ilişkisi de sanatına yansımıştır. 1987'de, kendisi de ruhsal bir rahatsızlık yaşayan Pam bir pencereden atlayarak intihar girişiminde bulunmuş, hayatta kalmış ancak omurgasında ağır hasar oluşmuştur; Charnley bu travmayı Leaving by the Window adlı tablosunda işlemiştir.

1989'da Londra'da Dryden Street Galerisi'nde kişisel bir sergi açan, 1990'da ise Royal College of Art'taki Visions sergisine iki eseriyle katılan Charnley, sanat çevrelerinde belli bir tanınırlık kazanmasına rağmen bundan yeterli bir gelir elde edememiş, hastalığının günlük zorlukları ve kullanmak zorunda kaldığı ağır ilaçların (Depixol ve Tryptisol) yan etkileriyle sürekli boğuşmuştur.

1991 yılının Mart ayında Charnley, ilaç dozunu bilinçli olarak değiştirerek bu süreci resimlerine yansıtmaya karar vermiştir. Nisan ile Temmuz ayları arasında tamamladığı, toplam on yedi tablodan oluşan bu diziye Otoportre Serisi (The Self Portrait Series) adını vermiştir. Her tabloya, kullandığı imgeleri ve o anki ruh hâlini açıklayan yazılı notlar eklemiştir; yalnızca son iki tabloya herhangi bir açıklama yazmamıştır.

Bu notlarda Charnley, kendini gözetlendiğini, düşüncelerinin başkaları tarafından okunduğunu ve dış dünyadan gelen sinyallerin (radyo, televizyon gibi) kendisiyle doğrudan iletişime geçtiğini hissettiğini anlatmıştır. Resimlerinde sıkça haç, çarmıha gerilme, dikilmiş ağızlar, boş yumurtalar ve örümcek bacakları gibi simgeler kullanarak, zihninin kontrolünü yitirme, toplumdan dışlanma ve içsel acı duygularını görselleştirmiştir. Serinin amacının, şizofreni yaşayan bir insanın iç dünyasını olabildiğince dürüst ve anlaşılır biçimde belgelemek olduğunu kendisi de yazılarında ifade etmiştir.

Charnley, Temmuz 1991'de, kırk bir yaşındayken hayatına son vermiştir; son otoportresi, öldüğü sırada atölyesindeki şövalenin üzerinde tamamlanmamış hâlde bulunmuştur. Otoportre Serisi, ölümünden dört yıl sonra, 1995 yılında Londra'daki National Portrait Gallery'de sergilenmiş ve şizofreninin öznel deneyimini bu denli doğrudan ve sanatsal biçimde belgeleyen nadir eserlerden biri olarak günümüzde de akademik ve sanatsal çevrelerde referans gösterilmeye devam etmektedir.
Diğer Yazılar
Yaşam Sevdalısı Violet Jessop Büyük Kahin Nostradamus Baba Vanga Edgar Cayce St. Nilus Mother Shipton
← Ana Sayfaya Dön