Oblomovluk
Oblomovluk, Rus yazar İvan Gonçarov'un en tanınmış eseri olan Oblomov romanından doğan ve Rusça'ya obломовщина (oblomovşçina) olarak giren bir kavramdır. Roman ilk kez 1859 yılında, Otechestvennye Zapiski adlı edebiyat dergisinde tefrika halinde yayımlanmıştır (Wikipedia; Grokipedia).
Aslında Gonçarov'un bu eseri çok daha erken bir tarihte, 1846 ya da 1847 yıllarında tasarlanmış, ancak yazar üzerinde uzun yıllar çalışmış ve romanın büyük bölümünü 1857 yazında Marienbad'da bir araya getirmiştir (eNotes). Roman nihayet 1859'da tamamlanarak yayımlanmıştır (eNotes; Literariness).
Oblomov karakteri, 19. yüzyıl Rus edebiyatının simgesel figürlerinden biri olan gereksiz adam tipinin en güçlü ve en bilinen örneği olarak kabul edilir. Bu figür, Puşkin'in Onegin'i ile başlayıp Rus edebiyatında bir gelenek haline gelen, topluma uyum sağlayamayan ve harekete geçemeyen aristokrat karakterlerin bir devamı niteliğindedir (eNotes; Wikipedia).
Romanın yayımlanmasından hemen sonra, dönemin önde gelen edebiyat eleştirmeni Nikolay Dobrolyubov, aynı yıl içinde Çto takoye oblomovşçina? (Oblomovluk Nedir?) başlıklı ünlü makalesini kaleme aldı (Britannica; Wiktionary). Bu makale, Oblomovluk kavramını Rus toplumsal ve edebi yaşamının bir hastalığı olarak tanımlayıp kalıcı hale getirdi (Britannica).
Dobrolyubov'un yorumuna göre roman, Rus toplumundaki atalet ve kamusal meselelere karşı ilgisizliği alaycı bir dille eleştiren yararlı bir eserdi; yazar bu okumadan oldukça memnun kalmış ve Dobrolyubov'un yorumundan sonra Oblomov hakkında söylenecek başka bir şey kalmadığını belirtmiştir (Wikipedia). Ne var ki dönemin bir başka önemli eleştirmeni Nikolay Çernişevski, romanın toplumsal ve siyasi içeriği konusunda Dobrolyubov'la aynı görüşü paylaşmamış, bu iki düşünür arasında hâlâ incelenen bir tartışma doğmuştur (ResearchGate).
Gonçarov'un yarattığı bu karakter zamanla edebiyatın sınırlarını aşarak günlük dile de yerleşmiştir. Örneğin 1922 yılında Vladimir Lenin, bir konuşmasında Rusya'nın üç devrim geçirmesine rağmen Oblomovların hâlâ var olmaya devam ettiğini belirterek bu kavramı siyasi bir eleştiri aracı olarak kullanmıştır (Wikipedia).
Oblomov'un pasifliği ile Shakespeare'in Hamlet'i arasında sıkça bir benzerlik kurulur; bu okumaya göre Oblomov, olmak ya da olmamak sorusuna aslında hayır cevabını veren bir karakterdir (Wikipedia). Onun sürekli düşünme, plan kurma ve hayal etme haline karşın bir türlü eyleme geçememesi, romanın merkezinde yer alan varoluşsal çıkmazı oluşturur.
Roman, karakterler arasındaki ilişkilere ve insani unsura yoğunlaşan, klasik anlamda güçlü bir olay örgüsünden yoksun bir yapıya sahiptir; bu da onu Batılı roman geleneğinden ayıran, oldukça Rus'a özgü bir eser haline getirir (eNotes). Dobrolyubov'un incelemesinde ayrıca, Oblomov'un arkadaşı Stolz ile sevgilisi Olga'nın, Oblomov'un geçmişe bağlılığının karşısında birer toplumsal ideal olarak konumlandırıldığı vurgulanmıştır (Wikipedia).
Günümüzde Oblomovluk kavramı, yalnızca 19. yüzyıl Rusya'sına özgü bir toplumsal hastalık olarak değil, zamanla her toplumda ve her bireyde farklı ölçülerde tezahür edebilecek evrensel bir insani hal olarak da okunmaya devam etmektedir.
Aslında Gonçarov'un bu eseri çok daha erken bir tarihte, 1846 ya da 1847 yıllarında tasarlanmış, ancak yazar üzerinde uzun yıllar çalışmış ve romanın büyük bölümünü 1857 yazında Marienbad'da bir araya getirmiştir (eNotes). Roman nihayet 1859'da tamamlanarak yayımlanmıştır (eNotes; Literariness).
Oblomov karakteri, 19. yüzyıl Rus edebiyatının simgesel figürlerinden biri olan gereksiz adam tipinin en güçlü ve en bilinen örneği olarak kabul edilir. Bu figür, Puşkin'in Onegin'i ile başlayıp Rus edebiyatında bir gelenek haline gelen, topluma uyum sağlayamayan ve harekete geçemeyen aristokrat karakterlerin bir devamı niteliğindedir (eNotes; Wikipedia).
Romanın yayımlanmasından hemen sonra, dönemin önde gelen edebiyat eleştirmeni Nikolay Dobrolyubov, aynı yıl içinde Çto takoye oblomovşçina? (Oblomovluk Nedir?) başlıklı ünlü makalesini kaleme aldı (Britannica; Wiktionary). Bu makale, Oblomovluk kavramını Rus toplumsal ve edebi yaşamının bir hastalığı olarak tanımlayıp kalıcı hale getirdi (Britannica).
Dobrolyubov'un yorumuna göre roman, Rus toplumundaki atalet ve kamusal meselelere karşı ilgisizliği alaycı bir dille eleştiren yararlı bir eserdi; yazar bu okumadan oldukça memnun kalmış ve Dobrolyubov'un yorumundan sonra Oblomov hakkında söylenecek başka bir şey kalmadığını belirtmiştir (Wikipedia). Ne var ki dönemin bir başka önemli eleştirmeni Nikolay Çernişevski, romanın toplumsal ve siyasi içeriği konusunda Dobrolyubov'la aynı görüşü paylaşmamış, bu iki düşünür arasında hâlâ incelenen bir tartışma doğmuştur (ResearchGate).
Gonçarov'un yarattığı bu karakter zamanla edebiyatın sınırlarını aşarak günlük dile de yerleşmiştir. Örneğin 1922 yılında Vladimir Lenin, bir konuşmasında Rusya'nın üç devrim geçirmesine rağmen Oblomovların hâlâ var olmaya devam ettiğini belirterek bu kavramı siyasi bir eleştiri aracı olarak kullanmıştır (Wikipedia).
Oblomov'un pasifliği ile Shakespeare'in Hamlet'i arasında sıkça bir benzerlik kurulur; bu okumaya göre Oblomov, olmak ya da olmamak sorusuna aslında hayır cevabını veren bir karakterdir (Wikipedia). Onun sürekli düşünme, plan kurma ve hayal etme haline karşın bir türlü eyleme geçememesi, romanın merkezinde yer alan varoluşsal çıkmazı oluşturur.
Roman, karakterler arasındaki ilişkilere ve insani unsura yoğunlaşan, klasik anlamda güçlü bir olay örgüsünden yoksun bir yapıya sahiptir; bu da onu Batılı roman geleneğinden ayıran, oldukça Rus'a özgü bir eser haline getirir (eNotes). Dobrolyubov'un incelemesinde ayrıca, Oblomov'un arkadaşı Stolz ile sevgilisi Olga'nın, Oblomov'un geçmişe bağlılığının karşısında birer toplumsal ideal olarak konumlandırıldığı vurgulanmıştır (Wikipedia).
Günümüzde Oblomovluk kavramı, yalnızca 19. yüzyıl Rusya'sına özgü bir toplumsal hastalık olarak değil, zamanla her toplumda ve her bireyde farklı ölçülerde tezahür edebilecek evrensel bir insani hal olarak da okunmaya devam etmektedir.
Diğer Yazılar